Aylin
New member
[color=]69 Ay Kaç Yaşında? Bir Sayının Ardındaki Küçük Hayat Hikâyesi[/color]
Bir süredir aile sohbetlerinde aynı soru dönüp duruyordu: “69 ay kaç yaşında oluyor?” İlk duyduğumda basit bir matematik sorusu gibi gelmişti. Sonuçta 69 ayı 12'ye bölersiniz, yaklaşık 5 yıl 9 ay çıkar. Fakat geçenlerde bu hesabın aslında yalnızca takvimle ilgili olmadığını fark ettim.
Bunu fark etmemin sebebi, mahalledeki eski bir parkta karşılaştığım küçük bir aile sohbetiydi.
Parkın kenarındaki bankta oturan bir baba, elindeki telefondan bir şeyler hesaplıyor, yanındaki kadın ise küçük bir çocuğun ayakkabısının bağcıklarını bağlıyordu. Çocuk sürekli ayağa kalkıp oyun alanına koşmak istiyor, iki yetişkin de onun peşinden farklı cümlelerle sesleniyordu.
“69 ay kaç yaş ediyor?” diye sordu baba.
“Beş yıl dokuz ay,” dedi kadın, hiç düşünmeden.
Adam telefonu kapattı.
“Yani neredeyse altı yaş.”
Kadın gülümsedi.
“Neredeyse altı yaş demek başka, beş yıl dokuz aylık demek başka. Dokuz ay da bir hayatın parçası.”
O cümle nedense aklımda kaldı.
Çünkü bazen bir yaşı ifade etmek için kullandığımız sayı, o yaşın içindeki hayatı anlatmaya yetmiyor.
[color=]69 Ayın Matematiği: Önce Basit Hesabı Yapalım[/color]
69 ayı yaşa çevirmek için 12 aya böleriz:
69 ÷ 12 = 5 yıl, 9 ay.
Yani 69 aylık bir çocuk 5 yaş 9 aylıktır.
Burada önemli bir ayrıntı var: “69 ay” ile “5 yaş 9 ay” aynı süreyi ifade eder. Günlük konuşmalarda “neredeyse 6 yaşında” denebilir ama teknik olarak çocuk henüz 6 yaşını doldurmamıştır.
Bu ayrım özellikle çocuk gelişimi, okul başlangıcı, sağlık kontrolleri ve resmi yaş hesaplamalarında önem kazanabilir. Çünkü çocukların gelişiminde birkaç ay bile bazı dönemlerde anlamlı farklılıklar oluşturabilir.
Fakat bizim hikâyemizde mesele biraz daha derine gidecek.
Çünkü 69 ay, yalnızca 69 kutucuğun işaretlenmesi değildir.
Bir çocuğun 69 ay önce nerede olduğunu düşündüğünüzde, karşınıza bambaşka bir hikâye çıkar.
[color=]Bir Takvim Yaprağından Daha Fazlası[/color]
Ertesi gün aynı parktan geçerken bankta gördüğüm konuşmayı tekrar düşündüm.
69 ay önce doğmuş bir çocuk düşünün.
Doğduğu gün ailesi muhtemelen saatlere bakıyordu. İlk ağlamasını, ilk uykusunu, ilk beslenmesini hatırlamaya çalışıyorlardı. Sonra ilk gülümseme, ilk kelime, ilk adımlar geldi.
Bir süre sonra evin içinde sürekli yerde duran oyuncaklar başladı.
Ardından “Ben kendim yapacağım!” dönemi.
Sonra kreş, anaokulu, arkadaşlar, çizimler, hastalıklar, doğum günleri, ilk öğretmen, ilk küçük başarısızlık ve ilk büyük gurur...
Bütün bunlar 69 ayın içine sığabiliyor.
İnsan yaşını yalnızca rakamlarla düşündüğünde bunu kolayca unutuyor.
Bir çocuk için 9 ay, yetişkin açısından kısa bir süre gibi görünebilir. Fakat 5 yaşındaki bir çocuk için 9 ay, dünyayı algılama biçiminin ciddi biçimde değişebildiği bir dönemdir.
Bu nedenle “69 ay kaç yaşında?” sorusu aslında bize başka bir soru da sorduruyor:
Bir insanın yaşını ölçerken yalnızca geçen zamanı mı, yoksa o zaman içinde yaşanan değişimi mi dikkate almalıyız?
[color=]Evdeki Küçük Toplantı[/color]
Hikâyedeki çocuğun adını Deniz koyalım.
Deniz 69 aylıktı.
Bir akşam ailesi masanın etrafında oturmuş, onun önümüzdeki eğitim döneminde ne yapacağı hakkında konuşuyordu.
Babası Murat, önüne bir kâğıt koymuştu.
“Önce seçenekleri çıkaralım,” dedi. “Okulun mesafesi, servis, ders saatleri, sınıf mevcudu... Bunlara göre karar veririz.”
Murat'ın yaklaşımı son derece çözüm odaklıydı. Konuyu parçalara ayırıyor, seçenekleri karşılaştırıyor ve mümkün olduğunca ölçülebilir kriterlerle ilerliyordu.
Deniz'in annesi Elif ise başka bir noktaya dikkat çekti.
“Bunların hepsi önemli,” dedi. “Ama Deniz'in kendini orada nasıl hissedeceğini de düşünelim. Yeni bir ortama girdiğinde çekiniyor. Öğretmeniyle iletişimi nasıl olacak? Arkadaşlarıyla bağ kurabilecek mi?”
İlginç olan, iki yaklaşımın birbirinin karşıtı olmamasıydı.
Murat “Nasıl çözeriz?” diye bakıyordu.
Elif ise “Bu çözüm Deniz'i nasıl etkiler?” diye soruyordu.
Birinin stratejik düşünmesi diğerinin empati kurmasını gereksiz kılmıyordu. Tam tersine, ikisi birleştiğinde karar daha sağlam hâle geliyordu.
Bu noktada hikâyenin başındaki cümleye geri dönüyoruz.
69 ay sadece bir hesap değildir.
Bir çocuğun hayatında kararların şekillendiği bir dönemdir.
[color=]Kadınlar ve Erkekler Hakkındaki Kolay Genellemelerin Ötesinde[/color]
Burada özellikle bir ayrım yapmak gerekiyor.
Toplum içinde erkeklerin daha çözüm odaklı, kadınların ise daha empatik olduğu şeklinde genellemeler sıkça kullanılır. Fakat gerçek hayat bu kadar keskin çizgilerden oluşmaz.
Deniz'in babası Murat'ın çözüm odaklı olması erkek olduğu için değil, karakteri ve düşünme biçimi nedeniyle böyleydi.
Elif'in ilişkileri ve duyguları hesaba katması da yalnızca kadın olduğu için açıklanamazdı. Onun deneyimleri, kişiliği ve Deniz'le kurduğu bağ bu yaklaşımın oluşmasında rol oynuyordu.
Üstelik birkaç gün sonra bu tablo değişti.
Deniz okul çantasını almak için mağazaya gittiklerinde, bu kez Elif seçenekleri hızla daralttı.
“Şu iki model arasında kalalım. Biri daha dayanıklı, diğeri daha hafif. Deniz hangisini kullanırken rahat edecek?”
Murat ise Deniz'in yüzüne bakıp:
“Sen hangisini istiyorsun?” diye sordu.
Bu küçük sahne bana şunu düşündürdü:
İnsan davranışlarını “erkekler böyledir, kadınlar şöyledir” diye iki kutuya ayırmak yerine, farklı düşünme biçimlerinin aynı aile içinde nasıl tamamlanabileceğine bakmak daha anlamlı değil mi?
Belki de asıl mesele cinsiyet değil, hangi durumda hangi bakış açısına ihtiyaç duyduğumuzdur.
[color=]69 Ayın Toplumsal Hikâyesi[/color]
Bir çocuğun 69 aylık olması, yalnızca ailesinin özel hayatıyla da ilgili değildir.
Çocuğun içinde büyüdüğü toplum, eğitim sistemi, ekonomik koşullar, aile yapısı ve hatta dönemin teknolojisi onun çocukluğunun bir parçasıdır.
Bugün 69 aylık olan bir çocuk, birkaç yıl öncesinin çocuklarından farklı bir dijital dünyanın içine doğuyor. Ekranlar, çevrim içi içerikler, hızlı bilgi akışı ve değişen eğitim alışkanlıkları çocukların günlük yaşamını etkiliyor.
Daha eski kuşaklara baktığımızda ise çocukluk deneyiminin çok farklı olduğunu görüyoruz.
Bundan birkaç nesil önce bir çocuğun günlük hayatı çoğunlukla mahalle, sokak, aile ve okul çevresinde şekilleniyordu. Bugün ise aynı çocuk dünyanın başka yerlerindeki görüntülere, oyunlara ve insanlara birkaç dokunuşla ulaşabiliyor.
Bu yüzden “69 aylık çocuk” ifadesinin kendisi değişmiyor ama o 69 ayın içeriği toplumdan topluma ve dönemden döneme değişebiliyor.
Aynı sayı.
Farklı çocukluklar.
Bu bence üzerinde düşünmeye değer bir ayrıntı.
[color=]Bir Akşam Gelen Soru[/color]
Deniz'in doğum gününe birkaç ay kalmıştı.
Bir akşam babasına:
“Ben ne zaman altı yaşında olacağım?” diye sordu.
Murat hemen hesaplamaya başladı.
“Doğum gününe şu kadar ay kaldı.”
Elif ise Deniz'in yanına oturdu.
“Altı yaşında olduğunda sence ne değişecek?” diye sordu.
Deniz düşündü.
“Daha büyük olacağım.”
“Nereden anlayacağız?” diye sordu annesi.
Deniz elindeki oyuncağı bıraktı.
“Belki daha çok şey yapabilirim.”
Babası gülümsedi.
“Mesela?”
“Bisikleti daha iyi sürerim. Daha hızlı okurum. Belki kendi çantamı hazırlayabilirim.”
Murat bu kez hesap yapmadı.
Elif de cevap vermedi.
İkisi de çocuğun söylediklerini dinledi.
Çünkü Deniz aslında yaşını değil, büyümeyi tarif ediyordu.
İşte 69 ayın en ilginç tarafı burada ortaya çıkıyordu.
Bir çocuğun yaşı takvimle ölçülüyordu ama büyüme, takvim yapraklarının arasında görünmeyen yüzlerce küçük olayla gerçekleşiyordu.
[color=]Peki 69 Ay Kaç Yaşında? Cevabın Ötesindeki Cevap[/color]
Sonunda matematiksel cevap oldukça net:
69 ay = 5 yıl 9 ay.
Dolayısıyla 69 aylık bir çocuk 5 yaş 9 aylıktır ve 6 yaşını doldurmasına 3 ay vardır.
Fakat bu hesabı yaparken yalnızca “5 yıl 9 ay” deyip geçmek bazen eksik kalıyor.
Çünkü yaş, bir insanın başından geçenleri tek başına anlatmaz.
69 ay önce dünyaya gelen bir çocuk bugün farklı kelimeler kullanıyor, kendi kararlarını vermeye çalışıyor, arkadaşlıklar kuruyor, çevresindeki insanların davranışlarını anlamlandırıyor ve dünyayı giderek daha karmaşık bir yer olarak keşfediyor.
Belki de yaş hesaplarının en güzel tarafı burada:
Bize zamanın geçtiğini söylerken, zamanın nasıl geçtiğini sormayı da öğretebilirler.
Ben o parkta gördüğüm konuşmayı hâlâ hatırlıyorum.
Murat'ın kâğıda yazdığı hesapları.
Elif'in “Onun kendini nasıl hissedeceğini de düşünelim” sözünü.
Deniz'in ise 6 yaşını anlatırken kurduğu o basit cümleyi:
“Daha çok şey yapabilirim.”
Belki yetişkinler için 69 ay yalnızca bir sayı.
Ama bir çocuk için 69 ay; ilk adımlar, ilk arkadaşlıklar, ilk korkular, ilk başarılar, aile sohbetleri, okul başlangıcı ve yavaş yavaş şekillenen bir kişilik demek.
Bu yüzden bir daha bir yerde “69 ay kaç yaşında?” sorusunu gördüğümde cevabı elbette hesaplayacağım.
Ama ardından biraz durup düşüneceğim:
69 ay önce başlayan bir hayat, bugün ne kadar değişmiş olabilir?
Ve belki asıl soru şu:
Bir çocuğun kaç yaşında olduğunu bilmek mi daha önemli, yoksa o yaşın içinde neler yaşadığını anlayabilmek mi?
Forumda bu soruyu özellikle size bırakmak istiyorum.
Çünkü herkesin hayatında, takvimde yalnızca birkaç ay gibi görünen ama geriye dönüp bakınca koca bir döneme dönüşen zamanlar vardır.
Sizin için böyle bir dönem oldu mu?
Belki 69 ay önce doğan bir çocuk, bugün hayatınızdaki en önemli insanlardan biridir.
Belki de 69 ay önce başlayan başka bir hikâye, sizi bugün olduğunuz kişiye dönüştürdü.
Bazen bir yaş hesabı, insanı matematikten çıkarıp hayatın kendisine götürüyor.
69 ay da bunun güzel örneklerinden biri.
69 ay = 5 yaş 9 ay.
Ama bir çocuğun hayatında, bu dokuz ayın bile anlatacak çok şeyi olabilir.
Bir süredir aile sohbetlerinde aynı soru dönüp duruyordu: “69 ay kaç yaşında oluyor?” İlk duyduğumda basit bir matematik sorusu gibi gelmişti. Sonuçta 69 ayı 12'ye bölersiniz, yaklaşık 5 yıl 9 ay çıkar. Fakat geçenlerde bu hesabın aslında yalnızca takvimle ilgili olmadığını fark ettim.
Bunu fark etmemin sebebi, mahalledeki eski bir parkta karşılaştığım küçük bir aile sohbetiydi.
Parkın kenarındaki bankta oturan bir baba, elindeki telefondan bir şeyler hesaplıyor, yanındaki kadın ise küçük bir çocuğun ayakkabısının bağcıklarını bağlıyordu. Çocuk sürekli ayağa kalkıp oyun alanına koşmak istiyor, iki yetişkin de onun peşinden farklı cümlelerle sesleniyordu.
“69 ay kaç yaş ediyor?” diye sordu baba.
“Beş yıl dokuz ay,” dedi kadın, hiç düşünmeden.
Adam telefonu kapattı.
“Yani neredeyse altı yaş.”
Kadın gülümsedi.
“Neredeyse altı yaş demek başka, beş yıl dokuz aylık demek başka. Dokuz ay da bir hayatın parçası.”
O cümle nedense aklımda kaldı.
Çünkü bazen bir yaşı ifade etmek için kullandığımız sayı, o yaşın içindeki hayatı anlatmaya yetmiyor.
[color=]69 Ayın Matematiği: Önce Basit Hesabı Yapalım[/color]
69 ayı yaşa çevirmek için 12 aya böleriz:
69 ÷ 12 = 5 yıl, 9 ay.
Yani 69 aylık bir çocuk 5 yaş 9 aylıktır.
Burada önemli bir ayrıntı var: “69 ay” ile “5 yaş 9 ay” aynı süreyi ifade eder. Günlük konuşmalarda “neredeyse 6 yaşında” denebilir ama teknik olarak çocuk henüz 6 yaşını doldurmamıştır.
Bu ayrım özellikle çocuk gelişimi, okul başlangıcı, sağlık kontrolleri ve resmi yaş hesaplamalarında önem kazanabilir. Çünkü çocukların gelişiminde birkaç ay bile bazı dönemlerde anlamlı farklılıklar oluşturabilir.
Fakat bizim hikâyemizde mesele biraz daha derine gidecek.
Çünkü 69 ay, yalnızca 69 kutucuğun işaretlenmesi değildir.
Bir çocuğun 69 ay önce nerede olduğunu düşündüğünüzde, karşınıza bambaşka bir hikâye çıkar.
[color=]Bir Takvim Yaprağından Daha Fazlası[/color]
Ertesi gün aynı parktan geçerken bankta gördüğüm konuşmayı tekrar düşündüm.
69 ay önce doğmuş bir çocuk düşünün.
Doğduğu gün ailesi muhtemelen saatlere bakıyordu. İlk ağlamasını, ilk uykusunu, ilk beslenmesini hatırlamaya çalışıyorlardı. Sonra ilk gülümseme, ilk kelime, ilk adımlar geldi.
Bir süre sonra evin içinde sürekli yerde duran oyuncaklar başladı.
Ardından “Ben kendim yapacağım!” dönemi.
Sonra kreş, anaokulu, arkadaşlar, çizimler, hastalıklar, doğum günleri, ilk öğretmen, ilk küçük başarısızlık ve ilk büyük gurur...
Bütün bunlar 69 ayın içine sığabiliyor.
İnsan yaşını yalnızca rakamlarla düşündüğünde bunu kolayca unutuyor.
Bir çocuk için 9 ay, yetişkin açısından kısa bir süre gibi görünebilir. Fakat 5 yaşındaki bir çocuk için 9 ay, dünyayı algılama biçiminin ciddi biçimde değişebildiği bir dönemdir.
Bu nedenle “69 ay kaç yaşında?” sorusu aslında bize başka bir soru da sorduruyor:
Bir insanın yaşını ölçerken yalnızca geçen zamanı mı, yoksa o zaman içinde yaşanan değişimi mi dikkate almalıyız?
[color=]Evdeki Küçük Toplantı[/color]
Hikâyedeki çocuğun adını Deniz koyalım.
Deniz 69 aylıktı.
Bir akşam ailesi masanın etrafında oturmuş, onun önümüzdeki eğitim döneminde ne yapacağı hakkında konuşuyordu.
Babası Murat, önüne bir kâğıt koymuştu.
“Önce seçenekleri çıkaralım,” dedi. “Okulun mesafesi, servis, ders saatleri, sınıf mevcudu... Bunlara göre karar veririz.”
Murat'ın yaklaşımı son derece çözüm odaklıydı. Konuyu parçalara ayırıyor, seçenekleri karşılaştırıyor ve mümkün olduğunca ölçülebilir kriterlerle ilerliyordu.
Deniz'in annesi Elif ise başka bir noktaya dikkat çekti.
“Bunların hepsi önemli,” dedi. “Ama Deniz'in kendini orada nasıl hissedeceğini de düşünelim. Yeni bir ortama girdiğinde çekiniyor. Öğretmeniyle iletişimi nasıl olacak? Arkadaşlarıyla bağ kurabilecek mi?”
İlginç olan, iki yaklaşımın birbirinin karşıtı olmamasıydı.
Murat “Nasıl çözeriz?” diye bakıyordu.
Elif ise “Bu çözüm Deniz'i nasıl etkiler?” diye soruyordu.
Birinin stratejik düşünmesi diğerinin empati kurmasını gereksiz kılmıyordu. Tam tersine, ikisi birleştiğinde karar daha sağlam hâle geliyordu.
Bu noktada hikâyenin başındaki cümleye geri dönüyoruz.
69 ay sadece bir hesap değildir.
Bir çocuğun hayatında kararların şekillendiği bir dönemdir.
[color=]Kadınlar ve Erkekler Hakkındaki Kolay Genellemelerin Ötesinde[/color]
Burada özellikle bir ayrım yapmak gerekiyor.
Toplum içinde erkeklerin daha çözüm odaklı, kadınların ise daha empatik olduğu şeklinde genellemeler sıkça kullanılır. Fakat gerçek hayat bu kadar keskin çizgilerden oluşmaz.
Deniz'in babası Murat'ın çözüm odaklı olması erkek olduğu için değil, karakteri ve düşünme biçimi nedeniyle böyleydi.
Elif'in ilişkileri ve duyguları hesaba katması da yalnızca kadın olduğu için açıklanamazdı. Onun deneyimleri, kişiliği ve Deniz'le kurduğu bağ bu yaklaşımın oluşmasında rol oynuyordu.
Üstelik birkaç gün sonra bu tablo değişti.
Deniz okul çantasını almak için mağazaya gittiklerinde, bu kez Elif seçenekleri hızla daralttı.
“Şu iki model arasında kalalım. Biri daha dayanıklı, diğeri daha hafif. Deniz hangisini kullanırken rahat edecek?”
Murat ise Deniz'in yüzüne bakıp:
“Sen hangisini istiyorsun?” diye sordu.
Bu küçük sahne bana şunu düşündürdü:
İnsan davranışlarını “erkekler böyledir, kadınlar şöyledir” diye iki kutuya ayırmak yerine, farklı düşünme biçimlerinin aynı aile içinde nasıl tamamlanabileceğine bakmak daha anlamlı değil mi?
Belki de asıl mesele cinsiyet değil, hangi durumda hangi bakış açısına ihtiyaç duyduğumuzdur.
[color=]69 Ayın Toplumsal Hikâyesi[/color]
Bir çocuğun 69 aylık olması, yalnızca ailesinin özel hayatıyla da ilgili değildir.
Çocuğun içinde büyüdüğü toplum, eğitim sistemi, ekonomik koşullar, aile yapısı ve hatta dönemin teknolojisi onun çocukluğunun bir parçasıdır.
Bugün 69 aylık olan bir çocuk, birkaç yıl öncesinin çocuklarından farklı bir dijital dünyanın içine doğuyor. Ekranlar, çevrim içi içerikler, hızlı bilgi akışı ve değişen eğitim alışkanlıkları çocukların günlük yaşamını etkiliyor.
Daha eski kuşaklara baktığımızda ise çocukluk deneyiminin çok farklı olduğunu görüyoruz.
Bundan birkaç nesil önce bir çocuğun günlük hayatı çoğunlukla mahalle, sokak, aile ve okul çevresinde şekilleniyordu. Bugün ise aynı çocuk dünyanın başka yerlerindeki görüntülere, oyunlara ve insanlara birkaç dokunuşla ulaşabiliyor.
Bu yüzden “69 aylık çocuk” ifadesinin kendisi değişmiyor ama o 69 ayın içeriği toplumdan topluma ve dönemden döneme değişebiliyor.
Aynı sayı.
Farklı çocukluklar.
Bu bence üzerinde düşünmeye değer bir ayrıntı.
[color=]Bir Akşam Gelen Soru[/color]
Deniz'in doğum gününe birkaç ay kalmıştı.
Bir akşam babasına:
“Ben ne zaman altı yaşında olacağım?” diye sordu.
Murat hemen hesaplamaya başladı.
“Doğum gününe şu kadar ay kaldı.”
Elif ise Deniz'in yanına oturdu.
“Altı yaşında olduğunda sence ne değişecek?” diye sordu.
Deniz düşündü.
“Daha büyük olacağım.”
“Nereden anlayacağız?” diye sordu annesi.
Deniz elindeki oyuncağı bıraktı.
“Belki daha çok şey yapabilirim.”
Babası gülümsedi.
“Mesela?”
“Bisikleti daha iyi sürerim. Daha hızlı okurum. Belki kendi çantamı hazırlayabilirim.”
Murat bu kez hesap yapmadı.
Elif de cevap vermedi.
İkisi de çocuğun söylediklerini dinledi.
Çünkü Deniz aslında yaşını değil, büyümeyi tarif ediyordu.
İşte 69 ayın en ilginç tarafı burada ortaya çıkıyordu.
Bir çocuğun yaşı takvimle ölçülüyordu ama büyüme, takvim yapraklarının arasında görünmeyen yüzlerce küçük olayla gerçekleşiyordu.
[color=]Peki 69 Ay Kaç Yaşında? Cevabın Ötesindeki Cevap[/color]
Sonunda matematiksel cevap oldukça net:
69 ay = 5 yıl 9 ay.
Dolayısıyla 69 aylık bir çocuk 5 yaş 9 aylıktır ve 6 yaşını doldurmasına 3 ay vardır.
Fakat bu hesabı yaparken yalnızca “5 yıl 9 ay” deyip geçmek bazen eksik kalıyor.
Çünkü yaş, bir insanın başından geçenleri tek başına anlatmaz.
69 ay önce dünyaya gelen bir çocuk bugün farklı kelimeler kullanıyor, kendi kararlarını vermeye çalışıyor, arkadaşlıklar kuruyor, çevresindeki insanların davranışlarını anlamlandırıyor ve dünyayı giderek daha karmaşık bir yer olarak keşfediyor.
Belki de yaş hesaplarının en güzel tarafı burada:
Bize zamanın geçtiğini söylerken, zamanın nasıl geçtiğini sormayı da öğretebilirler.
Ben o parkta gördüğüm konuşmayı hâlâ hatırlıyorum.
Murat'ın kâğıda yazdığı hesapları.
Elif'in “Onun kendini nasıl hissedeceğini de düşünelim” sözünü.
Deniz'in ise 6 yaşını anlatırken kurduğu o basit cümleyi:
“Daha çok şey yapabilirim.”
Belki yetişkinler için 69 ay yalnızca bir sayı.
Ama bir çocuk için 69 ay; ilk adımlar, ilk arkadaşlıklar, ilk korkular, ilk başarılar, aile sohbetleri, okul başlangıcı ve yavaş yavaş şekillenen bir kişilik demek.
Bu yüzden bir daha bir yerde “69 ay kaç yaşında?” sorusunu gördüğümde cevabı elbette hesaplayacağım.
Ama ardından biraz durup düşüneceğim:
69 ay önce başlayan bir hayat, bugün ne kadar değişmiş olabilir?
Ve belki asıl soru şu:
Bir çocuğun kaç yaşında olduğunu bilmek mi daha önemli, yoksa o yaşın içinde neler yaşadığını anlayabilmek mi?
Forumda bu soruyu özellikle size bırakmak istiyorum.
Çünkü herkesin hayatında, takvimde yalnızca birkaç ay gibi görünen ama geriye dönüp bakınca koca bir döneme dönüşen zamanlar vardır.
Sizin için böyle bir dönem oldu mu?
Belki 69 ay önce doğan bir çocuk, bugün hayatınızdaki en önemli insanlardan biridir.
Belki de 69 ay önce başlayan başka bir hikâye, sizi bugün olduğunuz kişiye dönüştürdü.
Bazen bir yaş hesabı, insanı matematikten çıkarıp hayatın kendisine götürüyor.
69 ay da bunun güzel örneklerinden biri.
69 ay = 5 yaş 9 ay.
Ama bir çocuğun hayatında, bu dokuz ayın bile anlatacak çok şeyi olabilir.